Şu anda burada olduğuna göre; kimin yazılarını okuyorum diye merak ediyor olmalısın. Baştan uyarıyorum çok konuşabilirim. Sonradan kızmayın. Hazırsanız başlıyorum.
Ne zaman doğduğumun senin için pek de önemli olmadığını biliyorum. Gene de bilmek istersen 1986 doğumluyum. Babamın mesleği dolayısıyla çocukluğum çok farklı şehirlerde geçti. Kötü mü oldu, hayır. Aksine bana birçok şey kattı; gezmeyi – görmeyi – keşfetmeyi – yeni kültürleri – farklı yaşam biçimlerini sevdim. Birçok değişik insan tanıdım; insanları sevdim.
Ben büyürken her şey değişti; zevklerim, hobilerim, çevrem, yaşam biçimim, arkadaşlarım ve hatta okul-larım. Değişmeyen tek şey doğa sporlarına ve teknolojiye olan merakım oldu. Belki birkaç ufak detay daha vardır, pekte önemli olmayan.
Teknoloji merakımın nasıl başladığı hakkında bahsetmeden önce; şuradaki 1 – 2 – 3 fotoğraf albümlerine bakarak spor tutkum konusunda az çok bilgi sahibi olabilirsin. Gerçekten buraya yazamayacağım kadar çok anlatmak istediğim şey var. İsterseniz teknoloji merakıma geri dönelim: Babam ilk intel-i386 işlemcili bilgisayarı bana aldığında, gerçekten çok küçüktüm. MS-Dos bana bakardı ben ona. Neyse ki zamanla MS-Dos’a sonradan birkaç oyun yüklemeyi öğrenmiştim. Üzerinden çok geçmemişti ki elime 10 tane disket verdiklerinde yüklemeye başladığım Windows 3.1’i kocaman bir oyun sanmıştım. Meğersem daha da büyük bir şeymiş: kocaman bir adım.
Windows 3.1’i yükledikten sonra kendimi İstanbul Ticaret Üniversitesi – Bilgisayar Mühendisliği bölümünde buldum. Tabi ki de, öyle olmadı. Arada koskoca yıllar koskoca hikayeler var: ilk e-posta adresimden, ilk web sitemden tutunda ilk yazmış olduğum küçücük programlara kadar nice hikayeler. Belki bir gün tanışırsak, anlatma fırsatım kadar sizi dinleme fırsatımda olabilir. Dediğim gibi yeni kişilerle tanışmayı, yeni bakış açıları kazanmayı seviyorum. Çekinmeden her konu hakkında e-posta atabilir veya benimle tanışmak için bir girişimde bulunabilirsin.
Geçmiş hakkında az biraz konuştuğumuza göre artık “şimdiki zaman kipi” hakkında konuşabiliriz.
Muhtemelen blog tuttuğumu zaten biliyorsunuz. Ama bilmiyorsanız, bir göz atmanızı tavsiye ederim. Günümüz trendlerine bende uydum: sosyal medyada beni bulabilirsin. Sayfanın en altında tüm linkler mevcut. Yalnız baştan söyleyeyim, twitter ve facebook dışındaki diğer sitelerde pek fazla zaman harcayamıyorum. Zaten bu ikisi bile fazlasıyla yetiyor. Demem o ki: tweetlerim burada ve facebook profilim burada. Tabi ki de diğer bağlantıları kullanabilirsiniz. Muhakkak ki geri dönüş yapacağımdır.
Gelelim kapanış kısmına:
Hem öğrenci, hem yarı zamanlı çalışan, hem projelerini yetiştirmeye çalışan, hem de çok gezen biriyim. Üzerimde ki onca yüke rağmen hiç birinden vazgeçmem, vazgeçemem. Bir haftayı sıkıştırmayı deniyorum. Benim için 1 hafta = 8 gün.
Nokia’da üniversiteler için projeler geliştiren ‘N Team ekibinde çalışıyorum. Chip Dergisi’nde “Tips + Tricks” köşesini hazırlıyorum. Nokia’mı da Chip Dergimi de çok seviyorum.
Buraya kadar sıkılmadan okumayı başarabildiyseniz çok teşekkür ederim. Herhangi bir konu hakkında (öneri, eleştiri vb.) çekinmeden bana ulaşabilirsiniz. Aşağıda da görebileceğiniz gibi e-posta adresim burada. Teknik bilgisayar sorularınız için Chip e-posta adresimi kullanırsanız sevinirim. Görüşmek üzere.
burak [at] burakyuce [.] com












