Written on Şubat 22nd, 2009 at 6:38 pm by burak_yuce

0 Comments

Deneyim: Bazen karşılaştığımız hatalar, çoğu zaman bazı şeyleri ilk yaptığımız anlar, bazen yaşımız, bazen de istediğimizi elde edemediğimizde elde ettiğimiz, belki de hayat boyu öğrenilen her şey olsa gerek.

Ama ne olursa olsun pratikte hayata konulmadan, olamayan şey…

Ya da bilgiyi işlevli hale getiren şey mi desek: “deneyim”. Belki de formüle yaşımızın önündeki ilk sayıyı alarak, çarpan olarak eklenmesi gereken bir şey.

Ya da bu katsayıyı yaşadıklarımız olarak mı almalıyız?

Ne olursa olsun: pratikte yaşanmadan öğrenilemeyen bir şey varsa; onun “deneyim” olduğunu iyi biliyorum.

Gelin bir de deneyimi kimler nasıl tanımlamış, ona bakalım:

“Experience is that marvelous thing that enables you recognize a mistake when you make it again.”    Franklin P.Jones
“Deneyim, bir hatayı tekrar yaptığınızda tanımanızı sağlayan o harikulade şeydir.”

“Experience is a hard teacher because she gives the test first, the lesson afterwards.”    Vernon Saunders Law
“Deneyim katı bir öğretmendir çünkü önce testi, daha sonra dersi verir.”

Bir dergide ünlü bir iş adamıyla yapılan röportajda geçen diyalog:
- Şu güne kadar ulaştığınız başarılarınızın nedeni nedir?
+ İki kelime.
- Hangi kelimeler?
+ Doğru karar.
- Peki, bu doğru kararları vermenizde ne yardımcı oldu?
+ Bir kelime
- Hangi kelime?
+ Deneyim.
- Tamam, o zaman bu deneyiminizi nasıl kazandınız?
+ İki kelime.
- Hangi kelimeler?
+ Yanlış karar.

Küp: “8 köşe, 12 kenar ve 6 yüze sahip platonik hacim” şeklinde tanımlamış bir ekşisözlük kullanıcısı olan zoparrat.

Artık aklımızda bir şeyler somutlaşmaya başladıysa; DeneyimKüpü’nü de tanımlayalım isterseniz. Ya da bekleyelim ve nasıl bir şey olduğunu hep birlikte görelim.

Be the first to start a conversation

Leave a Reply